Bir çok ülkede haberlerde ahtapot DNA’sının Dünya’daki canlılardan tümüyle farklı olduğu öne sürüldü. Peki kabuksuz bir kafadan bacaklı olan ahtapotlar, genetik açıdan diğer yumuşakçalardan çok farklı oldukları için gerçekten uzaylı mı? Birlikte görelim.

YUMUŞAK UZAYLI
Bilim insanları ahtapot DNA’sını bilgisayarla ilk kez tam olarak analiz ettiler ve ahtapot genleriyle diğer omurgasız canlı türleri arasında büyük farklar olduğunu tespit ettiler.
Öncelikle ahtapot DNA’sında bulunan genlerin sırası farklı. İkincisi de zeki beyin gelişiminde rol alan ve eskiden sadece omurgalılarda bulunduğu düşünülen bazı kritik genlerin ahtapot DNA’sında olduğu ortaya çıktı. Peki bu ne anlama geliyor? Ahtapotun zeki bir uzaylı olduğu anlamına mı?

KISACASI AHTAPOT UZAYLI DEĞİL
Buna karşın bilim insanları ahtapot DNA’sının diğer türlerden çok farklı olduğunu söylemek için esprili bir şekilde İngilizce “alien” kelimesini kullandılar. Oysa alien sadece uzaylı anlamına gelmiyor. Alien aynı zamanda “farklı” demek.
Nitekim uzaylı ahtapot haberinin hangi siteler ve gazetelerde yayınlandığına baktığımızda bunların magazin basını olduğunu görüyoruz. Özetle ahtapotun uzaylı olduğu haberi asparagas.

YOK ÖYLE BİR ŞEY!
Chicago Üniversitesi nöroloji, organizma biyolojisi ve anatomi doçenti Clifton Ragsdale konuyla ilgili açıklamasında şunları söylüyor:
“Geçenlerde kaybettiğimiz İngiliz zoolog Martin Wells ahtapotlar uzaylıdır demişti. Nitekim ahtapotlarda beyin gelişimini hızlandıran ve bukalemun gibi renk değiştirerek kamuflajı kolaylaştıran özel genler var. Bunlar büyük bir beyin, hassas bir deri ve çevik vantuzların oluşmasında rol alıyor.”
Ancak, Ragsdale ahtapotlarda Dünya’daki hiçbir canlı türünde bulunmayan tümüyle farklı genler var demiyor! Sadece “Ahtapot DNA’sındaki genler, ahtapotun evrimsel olarak akraba olduğu yumuşakçalar ve omurgasızlardan çok daha farklı bir sırayla dizilmiş” diyor.

AHTAPOT NEDİR?
Ahtapot hakkındaki bilimsel gerçekleri merak ediyor musunuz? Ahtapotun genlerinin genetik akrabalarından neden farklı olduğunu ve bunun canlıların oluşumuna nasıl ışık tuttuğunu öğrenmek istiyor musunuz? O zaman bilimsel gerçekler için devam edelim.
Boğaz’daki balık sofralarının aranan mezelerinden olan ahtapotlara ek olarak mürekkep balıkları, supyalar ve sedefli deniz helezonları kafadan bacaklılar sınıfına giriyor.
Kafadan bacaklılar (Cephalopoda), çok hücreli omurgasız hayvanların yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin en gelişmiş sınıfı. Büyük bir kafaya ve kompleks sinir sistemlerine sahip kafadan bacaklılarının başının ön kısmından vantuzlu (çekmenli) veya çengelli kollar uzanıyor.
Kafadan bacaklılar vantuzları ve çengelleri sayesinde avlarını yakalıyor, pusu kurmak, yuva yapmak, yumurtlamak veya yırtıcılardan kaçmak için deniz tabanında sürünerek ilerliyorlar.

600 MİLYON YILLIK HAYVANLAR TARİHİ
580 milyon yıl önce Dünya’daki modern hayvanların ataları denizde ortaya çıktı. Bu gelişme hayvanlar ve bitkilerin karaya çıkmasından önceydi. Ahtapotların soyu da 500 milyon yıldan eskiye uzanıyor.
Kafadan bacaklılar sadece ışık gören sığ sularda ve 200-300 metreye kadar inen kıta sahanlıklarında değil, okyanuslarda hemen her derinlikte yaşıyorlar. Kimyasal sensörlere sahip vantuzlar gibi kendilerine has organları var. Karmaşık bir yapıya sahip kolları koparsa yenileyebiliyorlar.
Ayrıca kafadan bacaklılar arasında, omurgalılar alt şubesine ait insanlar gibi gözleri ön tarafa bakan, stereoskopik görüşe (derinlik algısına) sahip olan ve dünyayı bizim gibi renkli gören türler var. İçlerinden bazıları ise bukalemunlardan çok daha karmaşık bir renk değiştirme ve kamuflaj sistemine sahip.
Zeki beyin için miyelin kılıfı olmasını beklersiniz, ama ahtapotlar başka bir şekilde zeki olmanın yolunu bulmuşlar. Genomları da insandan küçük ama bizim kadar karmaşık.
Ahtapotlar herkes gider Mersin’e, biz gider tersine diyerek bildiklerini okuyor; ama böylelikle genetik olarak insandan farklı zeki canlı türleri de olabileceğini gayet güzel kanıtlıyorlar. Bu açıdan hem dış gezegenlerde gerçek uzaylı olabileceğini hem de Dünya’daki tek zeki türün insan olmadığını gösteriyorlar.
Elbette insanlar kadar zeki olmasa da yunuslar, kargalar, saksağanlar, Bonobo şempanzeleri gibi zeki canlı türleri var. Ancak ahtapotlar, yunuslar ve kuşlar insandan farklı vücuda sahip zeki canlı türleri olduğunu göstermek açısından daha önemli.

Chicago Üniversitesi’nden Caroline Albertin, ahtapot genomunu inceleyen bilim insanlarından bir tanesi.
“Birkaç dikkate değer fark dışında, ahtapot genomu yeniden düzenlenmiş bir omurgasız genomunu andırıyor; tıpkı genomu bir blender’a koyup karıştırmışsınız gibi… Bu da haliyle genlerin yeni bir genomik ortamda yer almalarına sebep oluyor. Bu, kesinlikle karşılaşmayı beklemediğimiz bir şeydi…”
Kısacası yapılan araştırmalar, ahtapotların bu dünyaya ait olmayan bir genoma sahip olduklarını ortaya koyuyor.
Chicago Üniversitesi araştırmacıları tarafından yayımlanan makale, ahtapotların “uzaylı” genlerine sahip olduğunu iddia ediyor. Bu iddia, daha uzun süre deniz biyologları arasında tartışmalara sebep olacak gibi görünüyor. Kim bilir, belki de evrenimizin gizemlerinin büyük bir çoğunluğu tepemizdeki gökyüzünde değil, ayaklarımızın altında yatıyordur…

Kaynak
Khosann.com
Wikipedia.com
Bizsiziz.com

Yazar

2012 yılında yeni kimliği ve yeni bilgilerle sizlere teknoloji,web programlama,tasarim,güvenlik,internet ve programlar hakkında detaylı bilgiler vermek amaçlı kurulmuş kişisel web sayfamdır.

Bir yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Pinle