NASA Yeni Gezegen Bulucu Teleskobu TESS
20 Nisan 2019 Yorum 0 244 Görüntüleme

NASA Yeni Gezegen Bulucu Teleskobu TESS

Kepler Uzay Teleskobu ile binlerce ötegezegen keşfi yapan NASA,teleskobun görev süresini tamamlaması ile yerini alacak olan dah gelişmiş aletlerle donatılmış TESS gezegen avcısını aktif hale getirdi. TESS teleskobu Keplerin yerini alması ayrıca ek bazı görevleride yapması bekleniyor.
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA‘nın, güneş sistemi dışındaki yaşanabilir gezegenleri arayan 337 milyon dolarlık uzay aracı TESS, göreve başladı. NASA, SpaceX’in Falcon 9 roketiyle fırlatılan Geçiş Yapan Dış Gezegen Araştırması Uydusu’nun (TESS), görevine resmi olarak başladığını duyurdu.
NASA, kâinatta hayat olabilecek ve insanların hayatını devam ettirebileceği yeni yerler arayışı için yepyeni bir uzay aracını uzaya gönderiyor. Transit Ötegezegen Araştırma Uydusu kısa adıyla TESS Uzay Aracı, Güneş Sistemimiz dışındaki ötegezegenlerin keşfedilmesi ve araştırılmasında kilit rol oynayacak. TESS Uzay Aracı da tıpkı Kepler Uzay Teleskobu’nun yaptığı gibi transit yöntemiyle keşiflerini gerçekleştirecek. Adı da buradan geliyor. Transit yöntemi, bir ötegezegenin yıldızının önünden geçtiği esnada yıldızın ışığını örtmesiyle ötegezegeni keşfetmemizi ve araştırmamızı sağlayan önemli bir yöntemdir. Yani ötegezegeni direkt görerek değil, yıldızının önünden geçerken yaptığı örtme sayesinde dolaylı olarak görebiliriz.
YENİ GÖREV TELESKOBU: TESS
Geçtiğimiz Nisan ayında uzaya fırlatılan TESS, artık görev süresinin sonuna gelen Kepler’in yerini alması için geliştirilmişti. Tam 200 milyon dolarlık maliyete sahip olan teleskop, Kepler ile benzer çalışma prensiblerine sahip. Ancak TESS, binlerce ışık yılı uzaklıktaki gezegenleri avlayan Kepler’den farklı olarak Güneş Sistemine daha yakın konumlardaki gezegenleri hedef alacak.
TESS’in gözlemlerine başlaması nedeniyle büyük bir heyecan duyduklarını belirten NASA astrofizik bölümü başkanı Paul Hertz, ”Evrende yıldızlardan bile daha çok sayıda gezegen olduğunu biliyoruz. TESS, fantastik özelliklere sahip bilinmeyen uzaylı dünyaları keşfedecek. Sabırsızlıkla bekliyorum.” ifadelerini kullanıyor.
Gökyüzünü 26 farklı bölüme ayırarak gözlem gerçekleştirecek olan TESS her bir bölümü en az 27 gün boyunca inceleyecek. Uydu aynı zamanda bu yıldızlardan ulaşan görülebilir ışıkları her iki dakikada bir tekrar ölçecek. NASA araştırmacıları TESS’in sadece iki yıl içerisinde tam 200.000 farklı yıldızı inceleyeceğini binlerce yeni gezegeni de ilk kez keşfedeceğini söylüyor.
Görevdeki ilk 2 yılında on binlerce yıldızı incelemesi planlanan TESS’in diğer görevleri arasında çeşitli gök cisimlerini incelemek, büyük kara delikleri ve yıldızları tanımlamaya katkı sağlamak da bulunuyor.

İlk Veriler
Bilim adamları, TESS sisteminden aldıkları verilerle HD 39091 kod adıyla da bilinen Pi Mensae yıldızının yörüngesinde bulunan bir Dünya benzeri dış gezegen belirlediler. Mensa (masa) takım yıldızında bulunan Pi Mensae, yıldız sistemimizin merkezinde bulunan Güneş gibi bir sarı cüce olarak tanımlanıyor. Pi Mensae, aynı zamanda transit dış gezegen bulunduran yıldızların arasında ikinci en parlak yıldız olma özelliğini de taşıyor.

Önceki araştırmalarda Pi Mensae’nin yörüngesinde bir gaz devi de bulunmuştu. Bu gaz devi, Jüpiter’den 10 kat daha büyük olmasıyla biliniyor. Pi Mensae b olarak isimlendirilen bu gezegenin yörüngesi de oval şeklinde ve gezegeni 3 AB uzaklığa kadar taşıyabiliyor (1AB=Astronomik Birim, Dünya ile Güneş arasındaki ortalama mesafe olan 150 milyon kilometreyi ifade eder.)

Aynı yıldız sisteminde yeni keşfedilen Dünya benzeri gezegen ise Pi Mensae c ismini taşıyor. Araştırma ekibinin başında bulunan Chelsea Huang’ın Space.com’a verdiği röportajda belirttiğine göre Dünya benzeri gezegenin tamamı sudan oluşuyor. Gezegenin çapı Dünya’nınkinin 2.14 katı ve kütlesi ise Dünya kütlesinin 4.82 katı. Ancak gezegenin Pi Mensae’ye olan yakınlığı 0.07 AB olarak ölçüldü. Bu da gezegeni yıldızına Merkür’ün Güneş’e olan yakınlığından 50 kat daha yakın kılıyor. Bu yüzden yıldızından oldukça büyük bir radyasyon dalgası alan bu gezegenin sürekli “buharlaşmakta” olduğu belirtiliyor. Gezegenin kaya yapılı bir çekirdeğe sahip olduğu ve atmosferinin de Hidrojen ve Helyum gazlarından oluştuğu, gelen bilgiler arasında.

Önceki İnsan İçin Uykunun Önemi Uyku Bilimi ve Evreleri
Sonraki Beynin Açma Kapama Düğmesi Claustrum

Yazar hakkında

keykubad
keykubad 234 Gönderiler

2012 yılında yeni kimliği ve yeni bilgilerle sizlere teknoloji,web programlama,tasarim,güvenlik,internet ve programlar hakkında detaylı bilgiler vermek amaçlı kurulmuş kişisel web sayfamdır.

Yazara ait tüm yazılar

Diğer yazılarımız

Genel 0 Yorum

Kadim Kuş Krallığı ve Piramitler

Kuş Krallığı Antik mısırda yer etmiş eski ve kadim uygarlıklardan biridir. Kuşitler, bir dönem Mısır krallığını fethedip yeni firavun hanedanlığınıda almışlardır. Tarihin pek bilinmeyen bu kadim uygarlığı hakkında Yapılan arkeolojik

Haberler 0 Yorum

Mikro Ölçekli Robotlar Nanobotlar

İnsan hastalıklarına ve mikro ölçekli alanları incelemede kullanılacak olan akıllara sığmayan bir teknoloji nanobotlar. Mikro dünyaya aynı uzaya yolladığımız keşif araçları gibi robotları yollamayı hayal edebilirmisiniz ? İşte bu yazımızda

Bilim ve Teknoloji 0 Yorum

Dünyanın Uzayla Olan Sınırı Karman Hattı

Fédération Aéronautique Internationale (FAI) tarafından yapılan tanımlamaya göre ise uzayın deniz seviyesinden itibaren yaklaşık 100 kilometre yüksekte başladığı kabul ediliyor. Karman sınırı olarak bilinen bu seviye “atmosferin yoğunluğunun, bir hava

0 Yorum

Herhangi bir yorum yapılmamış!

İlk yazan olabilirsin bu yazıyı yorumlamak istermisin?

Cevap bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.